22 Mart 2017 Çarşamba

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten Yorumu

Merhaba arkadaşlar.
Bugün sizlere son zamanlarda kullandığım favori ürünlerimden birini göstermek istiyorum. CUSHİON olarak bilinen yani SÜNGER formunda fondötenler geçtiğimiz dönemde ön plana çıkmaya başladı. Sanırım ben  ilk kez Loreal'de  bu tarz bir fondöten gördüm. Elbette öncü olan başka firmalar vardır. 

Aradan biraz zaman geçince  Cushion/Süngerli fondötenler iyice popüler oldu. Ben de tam bu sırada PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten'i deneme şansı buldum.

physicians-formula-cushion-fondöten

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten canlı mavi ambalajıyla geliyor. Koltukların desenleri olur ya nedense bu ürün bana onları andırıyor. Dış ambalajı oldukça sağlam, kapağının açma-kapama zorluğu çıkarmaması ve aynı zamandan çanta vs içinde kendiliğinden açılabilecek gevşeklikte olmaması güzel.

physicians-formula-sungerli-fondöten

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten'de bir iç hazne ve kapak bulunuyor. Fondötenin akıp geniş alana yayılması veya bu yolla azalması engellenmiş oluyor.

physicians-formula-cushion-fondöten

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten'in içerisinde 50 faktör güneş koruması var, bu güneş kremi kullanma alışkanlığı edinemeyenler için bir avantaj olabilir yada pratiklik açısından sevenleri olabilir.

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten'in benim seçtiğim rengi Light-Medium yani orta ton. Toplamda üç ton var. Light, Light-Medium, Medium-dark renklerinden kendinize yakın olan bir rengi seçebilirsiniz.

physicians-formula-cushion-fondöten

Ürünün özelliklerinden bahsedecek olursak; PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten doğal duran, doğal görünümlü bir fondöten. Yağlı ciltler için ürün iyi bir seçenek olmayabilir. Hafif canlı, glowy dediğimiz bir bitiş veriyor ama yüksek seviyelerde değil. Bu sebeple yüzünüzde tamamiyle 'Kendi cildim ama daha iyi' görüntüsü sağlıyor. Ürün fazlasıyla ince, örnek verecek olursam The Balm Balm Shelter'dan bile ince (Bu üründe diğer bir ten ürünü favorimdir!)

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten' de bu ince yapı , kapatıcılığı etkiliyor. Yani azdan-ortaya gelemeyen bir kapatıcılık sağlıyor. Varsa hafif kırmızılıkları, sivilce lekelerini yer yer bulunan ton eşitsizliklerini arka plana atıyor. Tamamen kapatmıyor hiçbir şeyi ancak aynı zamanda cildin kendi ışığını öne çıkartıyormuşcasına iyi görünüyorsunuz. Sanki cildiniz neme doymuş gibi çok kuru yerleri ön plana çıkarmıyor. Burun kenarlarında kendini çok hafif belli edebiliyor ama oldukça az. Ayrıca elimde bulunan tüm ten ürünleri içinde (bb kremler ve fondötenler) en az bulaşma yapan ürün, telefonda belli belirsiz bir bulaşmadan fazlasını görmedim hiç. 

Ürün 14 ml yani normal fondötenlerin(30ml) yarısı kadar. Aynı zamanda sünger yatak içinde emdirilmiş olduğu için ürünün bir tık daha azalacağını düşünebiliriz. Son olarak içinden çıkan pedimsi bir sünger var. Bunla dokundur-çek yaparak tampon hareketlerle uygularsanız en iyi en temiz uygulamayı sağlıyor. Ancak o sünger oldukça fazla ürün emiyor. Bu yüzden fondöten hızlı bitebilir. Ben ortalama 10-15 kez kullandım şu zamana kadar yarısını kullanmışımdır sanırım. Ürün uygulanma anlamında oldukça pratik, ince yapılı ve homojen dağılan bir ürün olduğu için kısa sürede ten makyajı işini halledebiliyorsunuz.

physicians-formula-cushion-fondöten

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten nemlendirici ve aydınlatıcı mineral içerikler, yatıştırıcı bitki özleri, antioksidanlar ve vitaminler içerdiğini söylüyor.

physicians-formula-cushion-fondöten

Aynı zamanda PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten;
  • Hipoalerjenik
  • Paraben içermiyor
  • Gluten içermiyor.
  • Cryelty free yani hayvanlar üzerinde test edilmiyor.
  • Komedon oluşturmuyor.
  • Dermatolojik olarak test edilmiş.
physicians-formula-cushion-fondöten

PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöten' de Ligth-Medium tonunu tercih etttiğimi söylemiştim. Benim direk kendi ten rengim değil ancak yüzüm çok beyaz, boynum ve dekolte bölgem ise sarı kaldığı için bu renk aradaki dengeyi sağlamak için en ideali oldu.

Yüzümde duruşunu, kalıcılığını ve genel anlamda tüm özelliklerini oldukça beğendiğim bu fondöten anlaşmalı eczaneler ve Dermokozmetik Sitelerinde satılıyor. PHYSİCİANS FORMULA Mineral Wear Süngerli Fondöteni 60-90 arası değişen fiyatlarla görmeniz mümkün.

Siz bu ürünü daha önce denediniz mi? Sizce nasıl bir ürün?

20 Mart 2017 Pazartesi

Garantili Keratin Bakım Seti |Evde Keratin Bakımı Yapmak

Merhaba arkadaşlar.
Bugün siz hemcinslerime bizim için çok önemli bir parça olan saçlarımıza yönelik bir bakım ve ürün serisiyle ilgili görüşlerimi aktaracağım. Keratin bakımı veya keratin yüklemesi olarak sıkça duyduğumuz bir uygulama var, biliyorsunuz. 

Keratin Nedir? Keratin bakımı nedir? Evde keratin bakım uygulaması nasıl yapılır? Keratin bakım sonrası saçta nasıl değişmeler meydana gelir? Keratin bakım setleri faydalı mıdır? Keratin bakımının maliyeti nedir? Keratin bakım ürünleri nerede satılır, nasıl satın alabiliriz? Kimlerin keratin bakıma ihtiyacı var? 

Yukarıda saymış olduğum soruların cevaplarını merak ediyorsanız, Keratin Bakımına dair bu yazımı okumaya devam edebilirsiniz.

Keratin Nedir?

Keratin denildiğinde saçlarımız ve tırnaklarımız ilk akla gelen bölgelerimizdir ve artı olarak derimizde ve dişlerimizde bir miktar keratin bulunur. Keratin saçlarımızın ana bileşenidir ve saçlarımızı dayanıklı kılan sert bir protein çeşitidir. Keratinin saç bakımında önemli olmasının

Keratin Saç Bakımı Nedir? Keratin bakımına her saçın ihtiyacı var mı?

Saçlarımızı hemen hepimiz işlemlere tabi tutarız. Fön, maşa gibi ısıl işlemler, boya-perma gibi yapı işlemleri ve en basitinden saçları taramak bile bir miktar yıpratma meydana getirir. Bu gibi durumlarda saçta keratin miktarı azalır, bu sebeple saç işlemlere ve zamana yenik düşer. Saçlarınızın eski canlılığını kaybettiğini düşünürsünüz, saç renginiz daha soluk ve mat görünür yada saç uçlarınız hiç olmadığı kadar dolaşıyordur. Bir sonraki evrede ise saçlarda incelmeler, kopmalar, lastiklenmeler başlar. Ben saç uçlarımı açtığım için uzadıkça o kısımlar; sertleşti, matlaştı ve saç uçlarım düğümlenmeye başladı. Bu işaretlerden sonra evde keratin bakımı yapma zamanımın geldiğini anladım.


garantili-keratin-seti




Evde Keratin Bakım Uygulaması Nasıl Yapılır?

Evinizin rahatlığında bir keratin bakımı yapmak istiyorsanız öncelikle piyasa araştırması yapabilirsiniz. Farklı fiyat aralıklarında keratin bakın ürünlerine rastlamanız mümkün. Bütçenize uygun olan bir versiyonu deneyerek başlayabilirsiniz ancak unutmayalım ki saf keratin içeren ürünler ucuz olmuyor! O yüzden reklamların çekiciliğine aldanmadan önce bol bol araştırın. Bulduğunuz markaların kullanıcı yorumlarını gözden geçirin ve öyle karar verin. Benim evde keratin saç bakımı yaptığım ürünler Liquid Keratin markasına ait bir set.  Evde keratin bakımının detaylı olarak nasıl yapıldığını, keratin bakım seti içeriğinde ki ürünleri, kullanımlarını ve etkilerini anlatarak yazıya devam edeceğim.


Keratin Seti 1'in içeriği;
 1.    Liquid Keratin 3lü Serum    ( (20x3= 60 ml )
 2.    Liquid Keratin Şampuan     (400 ml ) 
 3.    Liquid Keratin Saç Kremi   ( 250 ml )
 4.    Liquid Keratin Maske          (250 ml )  olmak üzere toplam 4 adet üründen oluşmaktadır.


garantili-keratin-sampuanı



Liquid Keratin Bakım Şampuanı 

Evde keratin bakımına başlarken bu şampuanla saçlarımızı 2 kez, ılık suyla birlikte yıkıyoruz. Kuru saçlar için bir şampuan, içerisinde silikon, paraben, SLS ve türevlerini içermediği ambalajında belirtilmiş.  Aynı zamanda sık kullanıma uygundur ibaresi yer alıyor, istediğiniz sıklıkta bu şampuanı kullanabilirsiniz. Benim özel görüşlerime geçecek olursak, Liquid Keratin şampuanı diğer market şampuanları gibi fazlaca köpürmüyor, yine köpürme bir miktar var ama oldukça az. Ürünü normal şampuanlama ölçüsünden daha fazla alırsanız bu köpürmeyi arttırmak mümkün. Benim saçlarımda bir bucuk yıl önce yapılmış bir açma işleminin kalıntıları mevcut o nedenle saç yıkama esnasında özellikle o kısımlarda hissedilir bir sertlik yapıyor. Ham işlem görmemiş saç kısımlarımda ise daha yumuşak bir etki bıraktığını söyleyebilirim. Saç yüzeyinde kalan krem, maske gibi ürün kalıntılarını arındırıp, deyim yerindeyse gıcır gıcır yapıyor. Çok işlem gören saçlar tek başına şampuanın verdiği temizlik hissi dışındaki hafif sertliği sevmeyebilirler ama korkmayın, set zaten tamamlayıcı ürünleriyle birlikte geliyor.




Şampuanın kokusu benim daha önce denk geldiğim hiçbir kokuyla benzerlik taşımıyor. O yüzden tarif edemiyorum. Koku hassasiyetim yoktur, o yüzden rahatsız edici bulmadım. İçerik listesi yukarıda ki gibi. Merak edenler ve içeriğe önem verenler inceleyebilirler.



garantili-saf-keratin-serumu

İKİNCİ AŞAMA-KERATİN YÜKLEMESİ 
Saçlarımızı 2 kere Liquid Keratin  şampuanı ile yıkadıktan sonra ya tamamiyle kurutuyoruz yada kurumaya yakın bir nemlilikte bırakıyoruz. Görselde olan Liquid Keratin Protein Birleşimi, çok hasarlı saçlar için dizayn edilmiş bir ürün.  Ürün turuncumsu renkte, hafif kokulu, ten ile temas ettiğinde herhangi bir iritasyon yapmıyor. Keratin serum miktar olarak az olduğu için ürünü verimli kullanabilmek adına ben fısfıslı bir şişeye dökerek uygulama yapmayı tercih ediyorum. Saçlarımı tutamlara ayırıyorum. Ense bölümündeki saçlardan başlayarak uygulamayı gövde ve özellikle hasarlı olan uç bölgelere sıkarak ve tarakla hızlı bir şekilde yedirerek işlemi o bölge için tamamlıyorum. Liquid Keratin Serum saçlar ve ellerle temas ettiğinde yapış yapış oluyor. Ve saça uyguladığınızda saçlarınız sanki limon sıkmışsınız gibi sertleşiyor. Ürün bitene kadar tüm saçınıza keratin serumu uyguluyorsunuz. Sadece çok hasarlı bölgelere uygulayıp kalan keratin serumunu saklayabilirsiniz. Açıldıktan sonra 15 gün içinde kullanılması koşuluyla uygulamayı tekrar edebilirsiniz. Set içinden 3 tüp keratin serumu çıkıyor.

Liquid Keratin serumu müsaitseniz ve sabrınız varsa 8-10 saat kadar saçınızda bekletmelisiniz. Maksimum etkiyi elde edebilmek için bu gerekli. Ama siz vakti dar olanlardansanız kurutma makinesi kullanarak ısıyla keratini saçlarınıza kilitleyebilir, 1-1.5 saat sonra saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Ürün için alternatif bu iki kullanım yöntemini sunmuşlar. Ben 10 saat bekletmeyi 

tercih ettim. Ardından saçlarımızı ılık suyla şampuan kullanmadan likit keratin serumdan arındırıyoruz.   
garantili-keratin-saç-maskesi

Liquid Keratin Saç Maskesi 
Garantili Keratin Bakım Seti içerisinde en sevdiğim hatta aşık olduğum ürün kesinlikle budur! Saçlarıma can veriyor tabiri yerinde olur. İnce telli, hızlı yağlanan saçlarda bu tarz maskeler sönüklük yaratır ama bu yağlandırmayı hızlandırmadığı gibi ağırlaştırma da yapmıyor. Açılma işlemi sonrası çalı süpürgesi gibi olan saç uçlarımın tek ilacı gibi resmen. Son aşama olarak sadece ılık suyla duruladığımız saçlarımızın suyunu biraz sıkıyoruz. Boy ve uç kısımlara bu ürünü uyguluyoruz. 5-10 dk arası bekleme süresinden sonra ürünü saçlarımızdan arındırıyoruz. Arındırma esnasında bile saçlarınızın yumuşaklığı, tel tel ayrılıp verdiği hissi size tarif etmem çok zor. Gerçekten güzel nem veriyor.


garantili-keratin-saç-maskesi


Ürün 250 ml olmasına rağmen oldukça bereketli, 2 aydır kullanıyorum keratin bakım maskesinin ancak yarısını kullanabildim. Her duşta kullanıyorum siz düşünün gerisini.
garantili-keratin-saç-maskesi

Keratin bakım saç maskesinin yapısı hafif akışkan vazelinimsi yapıda.

garantili-keratin-saç kremi



Liquid Keratin Saç Kremi 
Pompalı bir haznede geliyor. Meyve esansları ile birleştirilmiş ortak bir koku hakim olsa da ben daha çok elma kokusunu baskın olarak aldım. Koku öylesine baskın ki, saçınızı durularken omuzlarınıza akan ürün-su karışımından bile o elma kokusu teninize işliyor. Kokuyu sevdiğim için benim için sıkıntı olmadı ama koku hassasiyeti olanlar, bir kez daha düşünsünler. Bu ürün sıradan kremler gibi biraz daha sıvı formda. İlk kullandığım gün verdiği nemi çok beğenmemiştim. Yani sıradan market kremlerinden sadece içeriğinin temiz olması noktasında ayrılıyor sanırım.

garantili keratin saç kremi

Liquid Keratin Saç Kremi'nin içeriği ise bu şekilde.

Garantili Keratin Bakım Seti-1 'nin vaatleri;

Set olarak ve kür halinde kullanıldığında, kesin sonuç verir. Kısa sürede saçta yeniden yapılanma gerçekleştirir.  Müşteri memnuniyet Garantilidir. Öncesi ve sonrasında çekilen fotoğraflar arasında belirgin iyileşme gerçekleşmezse, ücret iade edilir. Formeldehit gibi ve başka herhangi bir damla dahi kimyasal içermez. Silikon barındırmaz. 
Boyadan, röfleden, renk açma ve düzleştirme işlemlerinden yanan saçlara acil çözüm sunar. Yıpranmış saçları yeniden yapılandırır. Kırılarak kopan saçları onarır. . İçeriğindeki saf ve doğal keratin proteinleri sayesinde saçlarda kalıcı etki bırakır. Yıkama esnasında etkisini asla kaybetmez  Yan etkisi olmadığı için hamile kadınlar  da rahatlıkla kullanabilirler.  Garantili Keratin Bakım Seti No-2 den tek farkı Keratin Yağı sette dahil olmamasıdır. 
·      Kuru, mat, sert ve aşınmış saçlarda etkili çözüm gösterir. Zayıflamış, ince telli saçları güçlendirir.
·      Saçı kısa sürede yeniden yapılandırarak etkisi altına alır. Kabarmayı alır, kolay taranmayı sağlar.
·      Saçta  nem oranını  dengeleyerek, hassaslaşmış saç liflerini onarır ve daha parlak gösterir.
·      Garantili Keratin Set sayesinde saçınızda en doğal ve en etkili ''keratin saç botoksu'' faydası elde edersiniz.

GARANTİLİ KERATİN BAKIM SETİ HAKKINDA GENEL DÜŞÜNCELERİM

  • Saçları güçlendirdiğini söyleyebilirim, hatta ilk uygulamamdan sonra saç dökülmem gözle görülür bir miktarda azalmıştı ama ikinci uygulamada bu yönde bir etki göremedim. Ancak taramalar esnasında saçlarımda düğümlenmeler azalıyor, bu etki ortalama benim saçlarımda bir ay sürüyor sonra tekrar uygulama yapıyorum.
  • Saçları uygulama sonrası daha canlı, daha diri gösteriyor buna da katılıyorum.
  • Ve kremi,maskesi vs tamamlayıcı ürünleri ile kullanırsanız evet saçlarınıza güzel bir yumuşaklık veriyor. Ancak şunu da eklemek istiyorum, hani dipten gelen ham işlem görmemiş saçlarınızda var olan yumuşaklığı, bir kerede saçınıza kazandıracak bir ürün değil. Saç liflerinizi onarıp koparak dökülmelerin vs önüne geçiyor ama saçınızı eksi yumuşaklığına kalıcı olarak geçirmez. Sizin keratin bakımından beklentiniz bu yöndeyse tekrar düşünün.
  • Keratin bakımının güzellik salonlarındaki fiyatlarını bilmiyorum ancak iyi bir bakım 100-150 vardır en az diye düşünüyorum. O açıdan keratin bakım setinin fiyatıda 3 kullanım için uygun tabi herkes için uygun olmayabilir.
  • Keratin bakım seti içinde ilk  bitirdiğim ürün şampuanı oldu, iki keratin serumunu kullandım, maskenin yarısındayım, kreminde çeyreğini kullandım. 
Saçlarım keratin bakım uygulamasından sonra şu şekildeydi. Düzleştirilmiş hali ve kendi dalgasındaki hallerini göstereceğim.
keratin-bakimi-uygulamasi

keratin-bakımı-uygulaması

keratin-bakımı-uygulaması

Garantili keratin bakım setinin fiyatını ve detaylarını öğrenmek istiyorsanız 'GARANTİLİ KERATİN BAKIM SETİ-1' üzerine tıklayabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkürler. Güzel kalın!









22 Şubat 2017 Çarşamba

2 Ayda Nasıl 6 Kilo Verdim?

 Merhaba arkadaşlar.

Bugün sizlere kendi kilo verme sürecimle ilgili bir kaç konudan bahsedeceğim. Birkaç konu derken aslında baştan sona genel süreci anlatacağım. Siz de kilo vermek istiyorsanız ama nereden, nasıl başlayacağınızı henüz kestiremiyorsanız yazının devamını okuyun!



Neden kilo verme kararı aldım? 
Aslında bakacak olursak minii mini çıtı pıtı bir kız olduğumu söyleyebiliriz. Hiçbir zaman büyük kilo sorunları yaşamadım, hatta üniversite ortalarına kadar 'Çok yemek tüketen ancak hiç kilo almayan' grubundaydım. Kilo almak için keçiboynuzları mı yemedim, her sabah pekmezler mi içmedim? Neyse bu döngü böyle devam ederken, birden ters-düz oldu. Kilo depolamaya başladım, hemde çoğunlukla üst bacak ve basenlerde...
Vücut şeklim armut ve evet bunu kabullenebilirim, kabullendim de ancak alt ile üst bölge arasında fark gün geçtikçe artıyordu. Alışveriş yapmaktan usanmıştım, çünkü ne giysem basenlerim gözüme batıyordu. (Gerçekten basenlerim konusunda takıntılıyım) Bir insanın poposu olmazda dünya kadar basenleri olur mu? Oluyormuş. Kilo verme moduna girmem, bundan bir önceki yaz bir alışveriş sırasında oldu. Bir düğün için elbise bakıyordum ve üst beden ince olsa bile alt bedenden dolayı 38 bedenlere bakmak durumunda kalıyordum. O gün kendimden, görünüşümden hoşnut olmadığımı net anladığım ilk gündü. Bununla birlikte ilk adımı o zaman atmadım, her kilo alan bayan gibi zamana bıraktım. Gel zaman git zaman, artık popomu saklama fikrinden çıkmak istedim ve 10 Şubat günü kilo verme konusunda kararımı aldım.

Kilo verme konusunda attığım ilk adım neydi?
10 şubat günü başlangıç olarak toz şekeri beslenmemden çıkarttım. Bizim evde hem kahvaltılarda hemde yemeklerden sonra çay olmazsa olmazdır mesela, ben de bir kaşıkta olsa şekeri kestim.

Kilo vermek için nasıl beslendim? Kilo vermek için neler yedim? 
İlk zamanlar yani bundan önceki kilo verme girişimlerimde kafama göre bir yol çiziyordum. Örneğin kilo vermek için günlük 1300 kalori almam gerekse, evet ben 1300 kalori ile günü sonlandırıyordum ancak hamur işi, paketli, sağlıksız gıdalarla doluydu. Sonuç alamadığım için kısa zamanda bırakıyordum, kısır döngü oluyordu. Oturdum bir güzel 'Kilo verme' . 'sağlıklı beslenme' , 'diyetteyken beslenme' tarzında yazılar okudum. Notlarımı aldım ve belki bilirsiniz(çoğunlukla bilinir) Canan Karatay'ın beslenme önerileri dikkatimi çekti. Öğün kısıtlamasını saymazsak hemen hemen diyetisyenlerin söylediği mantıkta bir beslenme öneriyor gibi geldi. Denemek istedim, şekerden zaten uzaklaşmıştım. Devamında yapmam gerekenlerse şunlardı;
Bol bol su içmek : Evet günde iki bardak olsa olmasa farketmez diyen bir bünyem vardı, su içme alışkanlığı benim için zor olmadı. 3 litreye kadar tükettiğim günler oldu. Size bu konuda bir tüyo verecek olursam şu olur. Evinizin bir çok köşesinde şişelerde su bulundurun ve dışarıya çıkacaksanız aynı şekilde su taşıyın ve biter bitmez yenileyin. Su yanınızda oldukça, bilinçdışı belkide içesiniz geliyor. Ben bu şekilde kendimi su içmeye alıştırdım.
Ekmek ve hamur işlerini kesmek : Şahsen evlerinin çatısında fırını olan ve kendi ekmeğini yapan(köy ekmeği deriz) bir aileden geliyorum. Ekmek, bizim beslenmemizin 1/3 ünü oluştururken, bırakma fikri ilk başta hoş gelmedi açıkcası. Hiç azaltma yöntemine girmeden birden kestim ekmeği. Başlarda yediklerim tuhaf geliyordu, evet yalan söyleyemem. Ekmeği aradım bir süre özellikle kahvaltılarda. Sonra bir hafta on gün kadar sürdü, alışma sürecinden sonra fark ettim ki ekmeksiz herşey daha lezzetli. Sanki önceden yediklerim bastırılmış tatlarmış gibi geliyor. Ayrı bir damak tadı oluşuyor desem doğru bir tabir olur sanırım. Ekmeği evet kestim ama hedefime ulaştıkça tekrar dahil ettim rutinime. İllaki tost yediğim, sandviç yediğim yada pasta yediğim oluyor. Memlekete aile yanına döndüğüm ve ekmekçi bir aile olduğumuz için zorla yedirme yada annemin yemezsem küsme durumları oluyor. Birde ramazanda vs  pideler filan havada uçuşuyor :) Heh devam edelim. Gerçekten hamur işini, tatlıları azaltırsanız spor olmasa bile kısa vadede sonuçlarını görürsünüz.

Gece yemelerinden uzak durmak : Diğer bir önemli noktada neyi, ne zaman yediğiniz gerçeği.. Özellikle geç saatte yenen abur cuburlar, tartıda gördüğünüz rakama +1 daha ekler. Ben kendi düzenimi örnek vereyim, öğrenci olduğum için eve gelmem 4-5 i buluyordu, en geç 6-7 gibi akşam yemeğimi, 8 olmadanda ara öğün yapacaksam onu alıp, yeme faslını bitiriyordum. Bu en geçe kalan rutinimdi, daha sonraları akşam yemeğimi 4-5 arasında çektiğim zamanlarda oldu. Saatiniz 20:00'ı gösteriyorsa ve ağzınız hala dolu oluyorsa bırakıyorsunuz hanımlar, beyler.

İşlenmiş ürünleri az tercih etmek : İşlenmiş ürünlerden kastım, paketlenmiş market ürünleri. Bir kek bir çikolata yada bir nugget o rafa gelene kadar çok fazla işlenden geçiyor ve çoğu ürün boş kalori. Üzerinde yazan değerler elbet var ama düşünün peynirde bile şeker bulunuyor ve şekerin fazlası yağ olarak depolarımıza gidiyor. İşlenmemiş ürünler yada kompleks karbonhidratlar tüketmek vücudumuza aldığımız besinlerden hem üst düzeyde yararlanmamızı hemde açlıktan ölmeden, hatta yemek yiyerek kilo vermemizi sağlıyor. Birde düşük glisemik indeksli ürünlere yer verirseniz, kilo verme sürecinizde yardımcı olur.  Bir örnekle gidelim, muz mesela yediğimiz ilk anda oldukça tokluk veren bir meyve ancak hızlı acıktıran da bir besin, nedeni glisemik indeksinin düşük olması yani kan şekerinde ani dalgalanmalar yaratması diyebiliriz. Yukarıya besinlerin ufak bir glisemik indeks tablosunu ekliyorum, burdan  ve isterseniz internetten  tükettiğiniz besinlerin glisemik indeksine bakabilir, düşük olanları beslenmenize ekleyebilirsiniz.
Öğün sayısı : Öğün sayısı konusunda ben bazen ana öğünlerle yetindiğim bazende 6-8 öğün yaparak ara öğünler eklediğim ve birine sadık kalamadığım için yorum yapamıyorum bununla birlikte uzmanlar ara öğünleri önermekte. 
Protein tüketimini arttırmak : Kilo verirken yaptığım şeylerden biri de bu oldu. Protein diyoruz vücudumuzun yapı taşları diyoruz ama çoğunlukla yeteri kadar protein almıyoruz. Kendi adıma konuşayım, ben gerçekten az protein tüketen bir insandım. Et benden uzak olsun derdim, burdan proteini atmıştım. Peynir ve süt ürünleri de benlik değildi. Eee geriye ne kaldı?  Kurubaklagiller. Onlarda çok sık tükettiğim şeyler değildi ve protein alımım kısıtlıydı. Protein deyince insanın aklına çok az besin gelir ama mercimek, soya fasulyesi, bulgur, nohut, yumurta,süt, yoğurt, peynir çeşitleri, yulaf, balık çeşitleri, kırmızı et, tavuk vs vs o kadar çok protein kaynağı varki. Her gün menünüzde bir çeşit yemek protein ağırlıklı olabilir.

Yediğim yemekleri evde kendim yaptım çoğu zaman, özellikle kahvaltılara ayrı önem verdim. Size kendi yediklerimden birkaç örnek bırakıyorum.


Kilo verirken kahvaltılar benim en zevk aldığım öğündü. Ekmeksiz yemenin tadına alışmak biraz zamanımı alsa da gerçekten yediğiniz tatların farkına varmaya başlıyorsunuz. Kahvaltılarda her zaman yarı pişmiş yumurtam, yanına peynir çeşitledim ve yeşillikler olmazsa olmazımdı. Ekmeğimsi birşeyler ararken ''WASA'' larla tanıştım. İnce dilim kraker gibi düşünün ama kalorisi çok az. Meyveleri sabah tüketmeye çalıştım, canım tost mu istedi o gün tost yapıp yedim. Sınırlarım vardı ancak en önemlisi kendimi tanıyordum, bu sebeple bu süreci sıkılmadan devam ettirebildim.

kilo-verdiren-yulaf-lapasi

Diyet yaparken*kilo verme sürecimde yada sağlıklı beslenme dönemimde tanıştığım en güzel yiyeceklerden birini sorsanız bana, ilk üçte kesinlikle yulaf olurdu. YULAF LAPASI olarak geçen bu istediğiniz her öğünde tüketebileceğiniz şey bir mucize... Ve çileği nasıl sevdiğimi görüyorsunuz. Mevsimi olmadığı halde serada yetiştirilenlerden de alıyordum. Yulaf lapasını deneyin, ben hala severek tüketiyorum. Bakın yine canım istediiii! 

Benden YULAF LAPASI TARİFİ isterseniz, yorum bırakmanız yeterli.

saglıklı-beslenme

Akşam yemeklerinden birkaç örnekte bu şekilde..

Spor, spor, spor : Evet kilo vermek birkaç küçük adımla gerçekleştirebileceğiniz bir şey ancak kilo verirken aynı zamanda vücudunuzun sarkmasını istemiyorsanız daha şekilli bir vücut istiyorsanız o popoyu harekete geçirmeniz lazım. Kendi spor rutuninizi deneme yanılma yöntemiyle belki oluşturabilirsiniz. Ne kadar sağlıklı ve doğru olur bilmiyorum. Ben basit bir şeylerle başlamak istedim. Kilo verdiren hareketler, vücudu şekillendiren hareketler vs diye aramalar yaparken bir programa rastladım.

JİLLİAN MİCHAELS 30 DAY SHRED olarak geçen günlük, 30 güne yayılmış bir spor programından oluşuyor. 3LEVEL var ve her level 10 gün sürüyor.  Başladığınız ilk 10 gün, Level1 i yapıyorsunuz, 25-30 dklık bir video.  JİLLİAN MİCHAELS 30 DAY SHRED  programında geçen hareketler tüm vücudu aktif çalıştıran hareketler ve 30 dk boyunca o videodaki bayanlarla birlikte yılmadan o hareketleri tamamlamalısınız. Deneyecek olanlar görecekler ki hareketleri doğru yaptığınız taktirde totonuzdan ter eksik olmayacak. Belki videonun ilk 10 dakikasında pes etme durumuna geleceksiniz. Kendinize ve yapabileceğinize inanın ve devam edin. JİLLİAN MİCHAELS 30 DAY SHRED  zayıflama-şekillenme programını evde yapabilmek büyük lüks, çok popüler bir program google da öncesi sonrası birçok başarı fotoğraflarını görebilirsiniz. MİCHAELS 30 DAY SHRED  zayıflama-şekillenme programını ve 3 leveli de youtube da var. Ordan bulup, videoları indirebilir yada hergün ordan videoyu açarak yapabilirsiniz.

İhtiyacınız olan 3 şey var;
  • Rahatça yatıp kalkabileceğiniz, hareketleri yaparken rahat olabileceğiniz düz bir zemin. Yoga, Pilates vs yapanların 'Mat' dedikleri ince halımsı bir şey oluyor. Onları kullanabilirsiniz. Ayaklarınız hareketler esnasında kayma yapmaz, iyi olur.
  • Ağırlıklar, ben başlangıçta bir buçuk litrelik su şişelerini kullanmıştım daha sonra ikişer kiloluk görselde verdiğim pembe dumbelleri aldım.
  • Olmazsa olmaz istikrar :) 30 gün boyunca istisnasız her gün yarım saatinizi bu aktiviteye ayırmalısınız. Bir gün bile atlamadan, zinciri kırmadan devam edebilenlere yüs puan!
Yürüyüş Yapmak : Sandığımızın aksine basit ama etkili bir yöntem. Sağlıklı olma sürecinde ilk hareket girişimim 'YÜRÜYÜŞ' olmuştu. Okulumla evim arasında 30-40 dakikalık mesafe vardı. Her gün gidip gelirken yürümeye başladım ve hiç yoktan günlük bir saat yürüyüş yapmış oluyordum. Bacaklar için güzel bir aktivite, yürüdükçe daha canlı hissediyorsunuz. Hele merdiven çıkmaya bile üşenilen günümüz dünyasında yürümek büyük bir adım oluyor!

Beni okuyan herkes okulu veya işi olan yada bunlara yürüme mesafesi kadar yakın olan insanlar değil biliyorum. En basitinden dolmuşa bindiğiniz ilk durağa değilde bir sonrakine yürüyüp oradan binmek faydalı olabilir. Markete giderken daha uzak olan bir dükkanı seçmek yada çocuğunuzu parka götürürken yürümek bir taşla iki kuş vurduran seçimlerden olacaktır. Kendinize bir yürüme hedefi belirleyerek işe başlayabilirsiniz. Ben bunun için 'Fitwell' isimli yukarıda görmüş olduğunuz uygulamayı kullanıyordum. Hem yediklerinizi girebiliyor hem kendinize hedefler girebiliyorsunuz. Ayrıca adımlarınızı sayıyor, eksiksiz ve su içmek için hatırlatmalar yapıyor. Uzun bir zaman bu uygulamayla kendimi hedefime motive etmiştim. Ben FİTWELL'i seçmiştim ancak benzer farklı uygulamalarda mevcut. Onları da araştırabilirsiniz.

Son olarak size kendi kilomu göstermek istiyorum. 6 kilo çok büyük farklar yaratmamış olabilir sizlerin gözünde ama küçümsemeyin. Gerçekten hafif hissediyorsunuz ve en önemlisi vücudunuzu ve kendinizi seviyorsunuz.

İlk 2 kilo verişimdeki halim;
nasıl-kilo-verilir-hızlı

Sporla desteklediğim dönemler, 6 kilo verdiğim halimde aşağıdaki gibi. Hala basenlerim var tabi ama daha iyi herşey. Bu beslenme düzenimin üzerinden tam 1 yıl geçti ve hala aynıyım bu arada :)

30-day-shred-resut

nasıl-hızlı-kilo-verilir

Elimden geldiğince fazla detaya değinmeye çalıştım. İllaki atladığım noktalar olmuştur. Merak ettiğiniz, şurayı atlamışsın onuda anlatır mısın dediğiniz yerler varsa yorum bırakabilirsiniz.

Son olarak bu yazdıklarımın hepsi bir tavsiye niteliğinde değil kendi serüvenim ve bana olan etkilerini anlatma amacı içermektedir. Bu alanda bir uzmanlığım yok ve hormonel vs herhangi bir sağlık sıkıntım olmadığı için kendi kendime bir şeyler denedim. Bir diyetisyen ve spor uzmanı eşliğinde bu süreci yürütmek hepimiz için en sağlıklı olanı.Lütfen bunu unutmayalım! Hele ki sağlık problemleriniz varsa her gördüğünüzü uygulamaya kalmayın. Bir haftada 5 kilo verdiren diyet tarzı şok diyetlere güvenmeyin. En sağlıklısının haftada bir kilo vermek olduğunu söylüyor benim okuduğum yazılar. 

Sağlıcakla ve fit kalın!













6 Şubat 2017 Pazartesi

KAŞ BAKIMI | LACTİON Kirpik Bakım Maskarası

Heyoooooooo! Nasılsınız kızlar? Snapchat ailemden aldığım enerji ve yoğun kaş soruları üzerine bu yazıyı hazırlamış bulunmaktayım . Benimde anlam veremediğim şekilde son dönemde kaşlarım çok beğenilir oldu. Sanırım bu yıl doğal kaş modasının yeniden hayat bulmasında bunun payı büyüktür. Geçtiğimiz yıl makyaj stilleri içerisinde kaşların önemi sıkça vurgulanmış ve birçok marka kaş ürünlerine yoğunlaşmıştı. Farklı kaş maskaralarını, pomadlarını hatta kaş bazı bile gördük. Haliyle kaşlar bu kadar ön plandayken, bende sizlere faydalı olabileceğini düşündüğüm bu yazıyı hazırladım. 

Diğer kaş ürünleriyle ilgili yazılarımı okumak istereniz;


Bu yazıyla birlikte; ' Uygun fiyata kaş bakımı nasıl olur? Pratik kaş bakımı için ürün önerebilir misin? Kaşlarının bakımında ne kullanıyorsun? Kirpik bakım serumları/maskaraları kaş için kullanılabilir mi? Tutuculuğu iyi olan şeffaf bir kaş maskarası önerebilir misin?'  gibi çeşitlendirebileceğimiz sorularınızın cevabını alıyor olacaksınız. Haydi o zaman bir solukta okuyun.

LACTİON-Kirpik-Serumu

Öncelikle bu ürünü keşfetmemi sağlayan instagramda kullanıcı hesabı @Essraahatun olan, kozmetik-bakım kategorisinde benim gibi paylaşımları bulunan arkadaşıma teşekkür ediyorum. 

Laction Kirpik Bakım Maskarası GRATİS mağazalarında satılmakla birlikte bazı zamanlar gittiğinizde raflarda göremeyebilirsiniz. Stokları tükendiğinde olacak ki ben de bazen birkaç hafta mağazada bulamayabiliyorum. Laction Kirpik Bakım Maskarası'nın raf fiyatı 24tl ve indirime çoğunlukla girmiyor. Alacaksanız indirim zamanlarını boşuna beklemeyin diye bu ayrıntıyı eklemek istedim. 20-22 civarında görmeniz mümkün fiyatı bazen ama dediğim gibi fazla oynama olmuyor. Tek indirimli alabileceğiniz zaman, GRATİS yılda bir kez tüm ürünlerde %50 indirim kampanyası uyguluyor ya, heh işte o zaman 13tl gibi bir fiyata sahip olabiliyorsunuz. Ben uzun zamandır kullanıyorum. Bir kerecik indirimli alabilme şansına eriştim. Ben paketini atmıştım, şeffaf poşet gibi üzerinde göz/kirpik resmi olan bir dış kabı var normalde. Satın almak isterseniz o şekilde bakın.

LACTİON-Kirpik-besleyici

Bu ürün LACTİON kirpik serumu olarak geçiyor. Aslında kirpik bakımına yönelik satılan bir bakım ürünü. Kirpiklerimde kısa bir zaman dilimi denemiş bulundum ve evet kirpiklerinizi uzatıyor. Ancak ben farklı bir kirpik bakım ürününe geçiş yaptığım için sonrasında sadece kaşlarımda kullanmaya devam ettim. Bu benim kullandığım 2 veya 3. tüp. Maskara başlığının boyutu biraz büyük ama kılları itibari ile kısa olan bir fırça o yüzden uygularken sorun yaşatmıyor, kaş sınırlarından çok dışarıya çıkmıyor. LACTİON kirpik serumu yapı olarak çok sıvı oldukça ıslak yapılı, o yüzden kaşlarda ilk dakikalarda ıslak ıslak duruyor. Çok zaman geçmeden sabitleniyor.  LACTİON kirpik serumu şeffaf jel yapıda olduğu için her kaş tonunda kullanılabilir.

LACTİON kirpik serumunu ben neden seviyorum?
Benim kaşlarımın yapısı çok garip, defalarca dile getirdim bir kezde burda bahsedeyim. Kıvırcık kaşlarım var ve genel olarak kalın kıllara sahip biraz özgür kaşlarım var. Hele kaşlarımı hiç aldırmıyor olduğumu düşünürsek, benim için kaşlarımı şekle sokmaktan ziyade verdiğim şekilde tutmak oldukça güçtü.  LACTİON kirpik serumu ile tanışınca bu sıkıntım tamamiyle ortadan kalkmış oldu. Bu ürünü almamda ki tek amaç, gerçekten kaşlarımı gün boyu sabit ve yukarda tutacak bir ürün istememdendi. Gerçekten kaşlarıma uyguluyorum, 8-10 saat şüphesiz beni idare ediyor. Kaşlarım karışmışmı,bozulmuş mu diye sürekli düşünmüyorum artık.

LACTİON kirpik serumu kaş bakımında nasıl kullanılır? 
Ben kendi kullanım şeklimi açıklayayım öncelikle; ilk zamanlar bakım olsun diye makyaj yapmasam bile sabah-akşam olmak üzere her gün temiz ve kuru olan kaşlarıma yukarı doğru tarayarak kullandım. Ardından sadece makyaj yaptığım zamanlar kaşlarımı sabitlemek için gün başlarken ve gece yatmadan kullanmaya devam ettim. Şimdi ise sadece makyajlarımda kullanıyorum. Çünkü farklı bir bakım kürüne geçiş yaptım. Onun etkileri hakkında konuşamıyorum çünkü oldukça yeni. Faydasını görürsem o kürü burda sizinle paylaşırım.

LACTİON kirpik serumu kaş bakımında ne kadar etkili?
Ben dediğim gibi  LACTİON kirpik serumunu sadece kaşlarımı sabitlemesi için almıştım. Zamanla kullanırken kaş sonuna doğru ve kavis üstünde bulunan cılız kaşlarımın dahada belirginleşip kalınlaştığını fark ettim. Tüylerin sayısal olarak artış gösterdiğini yeni çıkan kaşlarımın olduğunu eklemekle birlikte, yeni kaş çıkarma etkisi %5 kadar. Yani kaş kökleriniz sağlam değilse, kök yoksa kaş çıkarması sanırım imkansız. Hele ki siz de günlük makyajlarında kaş farı, kaş maskarası, kaş kalemi ve türevlerini kullanıyorsanız tüylerde az veya çok uygulama şeklinize, kullandığınız ürüne kadar değişkenlik gösteren bir yıpranma meydana gelebiliyor. Bu ürünle en azından o yıpranmaların önüne geçip, kaş yapınızı, yoğunluğunu koruyabilirsiniz diye düşünüyorum.

LACTİON-Kirpik-Serumu

LACTİON kirpik serumu 10 ml olarak tek boy satılıyor, açıldıktan sonra 12 aylık kullanım ömrü var. Bir tüp yukarıda anlattığım sıklıkta kullanılırsa 3 ay gidiyor. 3 aydan sonra hala ürün oluyor ama hem sabitleme etkisi azaldığı hem de kirlendiği için (bakım etkisi kirlenince kayboluyormuş fikrine kapılıyorum)  3 aydan fazla kullanmıyorum. Yine ürün ziyan olmayacak tabi, hiç olur mu? Kalan  LACTİON kirpik serumunu ise hani bizi çıldırtan sürekli elektriklenen ve dikilen bebek saçlarımız var ya, onları yatıştırmak, taramak ve düzeltmek için kullanıyoruz. Ürün bitti diyelim ne yapıyoruz tüpü atmıyoruz. Sıcak suda bekletip içini yıkıyoruz ve sonrasında yapacağımız yağ vs bakımlarını koymak için saklıyoruz. 

Yani 3 ay için düşünürsek sabitlemek ve bakım adına 20 tl nin uygun, alınabilir bir fiyat olduğunu düşünüyorum. Tek bir uyarım olacak size bu ürünle alakalı, kaşları sertleştiriyor uygulama sonrasında, yıkayınca geçiyor. Eğer siz bunu bir ağırlık olarak görüyorsanız yada dokunduğunuzda hoşlanmayacağınızı düşünüyorsanız almayın. Benim için sıkıntı değil çünkü gerçekten tutuculuğu oldukça iyi.

Şimdi son olarak size kaşlarımın taranmamış ve ürünü kullanmadan önceki halini sonrasında kullandıktan sonraki halini göstereceğim. Kaş başlangıcındaki boşlukları güzel doldurdu. 

LACTİON-Kirpik-Serumu
LACTİON Kirpik besleyici

Kaş kıllarım artık daha kalın, kaşlarımda dökülme yaşamıyorum, mutluyum. LACTİON Kirpik Serumu yazısını sizlerle paylaşabildiğim için ayrı mutluyum. Umarım birinize faydası olur. Son olarak kişisel yapılarımız ve beklentilerimiz farklı olduğundan bu ve diğer tüm ürünlerde fayda anlamında farklılıklar olacaktır. O yüzden kullandım ama çöp ürün gibi şeylerle gelmeyin. Bende tavsiye edilen birçok ürünü beğenmeyebiliyorum. Bu konuda da anlaştığımıza göre, yazı hazırlamamı istediğiniz farklı konular varsa yorum bırakın, bana fikir vermiş olursunuz. Seviyorum siziiii! Sonraki yazıda görüşürüz.



30 Ocak 2017 Pazartesi

EKLİPS | Oval Gölgelendirme/Karıştırma Fırçası Yorumu

Merhaba arkadaşlar.
Son zamanlarda instagram hesabımı (@mrvcel) takip ediyorsanız göz makyajlarına yoğunlaştığımı göreceksinizdir. Her üç paylaşımımdan bir tanesi göz makyajı üzerine olup, farklı çalışmalar deneyimliyorum. Durum böyleyken fırçaların önemini kavramam ise ortalama bu zamanlara tekabül etti.

Lafı fazla uzatmak istemediğimden konuya girmek istiyorum. Gratis'in sık sık yapmış olduğu indirimlerden birinde veya değil tam hatırlamıyorum. Eklipsin metal tasarımlı, metal saplı fırçalarına denk geldim, yeni çıkartılmıştı, raflarda kullanıcılarını bekliyordu. Ben de kendime iki fırçasını aldım Biri kontur fırçası, diğeri ise şimdi anlatacak olduğum Eklips Oval Gölgelendirme Fırçası.



İlk olarak bahsedeceğim nokta ürün tasarım olarak şık duruyor, hafif bir sapı var. İlerleyen dönemlerde, çokça kullanımda zedelenebilir izlenimi verse de şu anlık bir sıkıntı yaşatmadı. Bununla birlikte instagramda ürünle ilgili sapı kopan, elinde kalan birkaç arkadaşa rastladığımı itiraf edebilirim. Gölgelendirme, karıştırma fırçası olarak değerlendirdiğimde ise hem iyi hem kötü yanları mevcut. Şöyle ki bu fırça bir karıştırma fırçası olamayacak kadar büyük! İri gözlere ve geniş göz kapaklarına sahip insanlar evet belki gölgeleme veya karıştırma fırçası olarak kullanabilirler. Ortalamadan biraz küçük gözlere sahip insanlar için , hele ki bu kişiler makyaja yeni başlamışlarsa bu fırçayı öyle çokça seveceklerini sanmıyorum.


Ürünün en güzel iki kullanımı benim için şöyle;
  • Baz farı, ten rengi bir far olabilir bütünce göz kapağına uygulamak için oldukça ideal.
  • Birde katlanma bölgesi ve geçiş bölgesi dediğimiz kısma hızlı sür çık göz makyajları yapmak için çok seviyorum. Benim göz yapım, göz kapağım biraz daha geniş olduğu için Eklips oval gölgelendirme fırçası o şekil kullanımda bana büyük kolaylık sağlıyor.
  • Göz altına kapatıcı uygulamalarında da başarılı olabilir. Tabi bu önerim tek seferlik uygulamalar için geçerli. Fırça kirliyken ikinci kez kapatıcı uygulama denemesinde çizgilenmeler yapacaktır.

Sentetik  bir fırça aynı zamanda tok bir fırça. Farları çok çok içine almıyor. Göz üzerine güzel transfer ediyor. Yoğun uygulama yapmadığı için daha doğal bitişler elde edilebiliyor. Kıllarının yoğunluğundan ve büyüklüğünden dolayı bir karıştırma fırçası kadar hafif bir uygulama da sağlamıyor tabi. Geçiş ve katlanma bölgesine bir farla gölge yapıp, maskaralayıp çıkmak için yani hızlı makyajlar için kullandığım bir ürün oldu. Yine katlanma bölgesinden kaşa doğru olan bölüme uygulamayı Eklips Gölgelendirme Fırçası ile yaptığım bir makyajı aşağıya ekliyorum. Farklı fırçalar da kullandım, amacım bu paylaşıma biraz renk katmak!


Umarım göz  makyajımı beğenmişsinizdir.  Eklips Oval Gölgelendirme Fırçası temizleme aşamasında sıkıntı çıkarmayan bir ürün oldu benim için. Kuruması sadece kullandığım diğer fırça markalarına zanaran bir tık daha fazla zaman alıyor.

EKLİPS markalı tüm ürünler ve bu fırça serisi GRATİS mağazarında satılıyor. Bu fırçanın fiyatı ben aldığımda 10 tl civarıydı sanıyorum. Okuduğunuz için teşekkürler. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. 










27 Aralık 2016 Salı

Acnecinamide Sivilceler için Jel Krem Yorumu | Sivilcelerde etkili bir ürün mü?

Herkese upuzun bir aradan sonra 'Merhaba!' demek istiyorum. Bloguma ve yazılarıma uzun bir ara vermiş bulunmaktaydım. Sebeplerini sıralamaya kalksam, bahane her zaman çok aslında ama dönüşüm aniden oldu. Şu dakikalar itibari ile(gecenin bir yarısı) yazı yazma isteği geldi, özledim hem de çok özledim!

Yeni bir başlangıç yazısı olacak ama siz konuya hiç yabancı değilsiniz aslında, çoğunuzun geçmişte muzdarip olduğu veya şu an yaşadığı yada yakın çevresinde gördüğü bir durumu ele alıyorum bugün; SİVİLCELER. İlk sivilceler yazımı çok uzun bir zaman önce yazmıştım ve oldukça ilgi gördü. Onu okumak isterseniz;


Ergenlik dönemimin sonlarında başladı benim sivilce hikayem ve yukarıda verdiğim yazıda bol bol detayını okuyacaksınız zaten o yüzden konunun üstünden hızlıca geçiyorum. Büyük bir çaba, birçok doktor kapısı aşındırarak ve istikrarla birlikte pürüzsüz bir cilde kavuşmuştum. Sivilcelerden arınmış cildimin üzerinden geçen 2 yıl sonrası, bir ay aniden tekrar baş gösterdi. İlk başlarda önemsemedim ; her zaman çıkan birkaç sivilceden öte değildir oldu düşüncem ama DEĞİLMİŞ! Bedenimin tekrar sivilce üretme sebebini bilemiyorum ama en büyük tahminim  bir kaç sağlık problemimden dolayı kullandığım ilaçların bedenimi zorlamış olabileceği... Neyse.

Sivilcelerden kurtulmak için yeni yöntemlere başvuruyorum bu dönemde. Cilt bakım ürünlerimi değiştiriyorum, daha dengeleyici ürünler seçiyorum, maskeler, onlar, bunlar... Fayda etmiyor tabi. Derken instagram sayfalarından birinde bir krem gördüm, görmeme vesile olan da kuzenimdi aslında. ACNECİNAMİDE markasını duymuşsunuzdur muhakkak, bu ara intagramda ürünlerini aktif olarak blogger arkadaşların paylaşımlarında görmekteyiz. Firmanın ürün politikası tamamen sorun-çözüm odaklı.. Sivilcelere yönelik ürün çeşitliliği ile göze çarpıyor. Kendi sitesinde yapılan açıklamada şöyle diyor;

Acnecinamide® ürün serisi içerisinde sivilceli ve akneye eğilimli ciltlerin yağlarının temizlenmesini ve gözeneklerin açılmasını sağlayan Acnecinamide® yıkama jeli ve siyah noktaları temizleyen, gözenekleri açan ve ölü hücreleri ciltten uzaklaştıran Acnecinamide® scrub bulunur. Kullanım kolaylığının yanı sıra, siyah noktaların, ölü hücrelerin uzaklaşmasını sağlayan alfa hidroksi asitler içeren Acnecinamide® sivilce mendili çok özel bir üründür. Sivilcelerin giderilmesini ve yağ bezi kanallarının açılmasını sağlayan jel ve bakım ile birlikte nem dengesinin kurulmasını sağlayan ve sivilcelerin giderilmesine katkı yapan, cildin yağ yapımının düzenlenmesinde faydası olan Acnecinamide® jelkrem de yer alır. Sivilceli ciltler için makyaj temizleyici, sivilceli ciltlerde traş sonrası tahrişi, kıl dönmesi ve batıklarını önleyen after shave balm ile vücutta oluşan sivilceleri, epilasyon sonrası ya da ağda sonrası oluşan sivilce ve batıkları önlemek için Acnecinamide® PHA (polihidroksi)gel bulunmaktadır. Acnecinamide® ürün serisi içerisinde yer alan ürünler hafiften şiddetli sivilcelere kadar geniş etki yelpazesine sahiptir. Acnecinamide® serisi içerisinde yer alan tüm ürünler sivilceli ve akneye eğilimli ciltlerin bakımlarının yapılmasını, sivilcelerin azaltılmasını, açık, kapalı siyah ve beyaz noktaların temizlenmesini ve aşırı yağlanmanın azaltılmasını ve en önemlisi de cildin yağ dengesini oluşturarak cilt bakımı yapması ve sağlıklı bir cilt için cildin gereksinim duyduğu eksikliklerin giderilmesini sağlar.

Benim bahsedeğim ürün ise sivilcelerimle olan savaşımda büyük yardımcılardan biri olan;


                  Acnecinamide Sivilceler İçin Jel Krem

Acnecinamide markası ürün ambalajı olarak çok sade bir tercih yapmış Hatta şöyle ki; ben bu ürünün görselini instagramda hikayem kısmında paylaşmıştım ve birçok arkadaş 'Eczaneden alabilir miyiz?' tarzında soru sormuştu. Onlarda bu yazıyı okuyorlarsa zaten hatırlayacaklardır. Bu anlamda ürünün ilaçmış gibi bir izlenim verdiğini söyleyebiliriz.

Acnecinamide-Sivilceler-icin-Jel-Krem

Acnecinamide Jel Krem'in bu şekilde bir ambalajı var ve iç ve dış ambalajda Türkçe-İngilizce olarak değişim yapılmış. Sebebini bilmiyorum. Eğer bu ürünü almak isterseniz lütfen çok dikkatli alın. Çünkü markanın bir krem ürünü daha var ve ambalaj-kutu tasarımları, renkleri birebir aynı olduğu için ben tavsiye ettiğimde yanlış alan arkadaşlar oldu. Üzerinde 'jel krem  - Sivilcesiz ve ışıldayan ciltler için' ibaresinin olup olmadığına bakın.

Şimdi gereken ön bilgileri verdiğime göre, ürünü anlatmaya başlıyorum. Yaklaşık 2 aydır , her gün yatmadan önce ve bazı evde olduğum günler sabahları da kullanarak cilt bakım rutinime ekledim. Ürün jel olarak geçse de, jel yapıda olmamakla birlikte normal nemlendiricilerden daha yoğun yapıda.

  • Acnecinamide Sivilceler için Jel Krem'in en belirgin özelliği benim için tatmin eder oranda matlaştırma etkisine sahip, sürdüğünüz dakikalarda bir dengeleme yaptığını görüyorsunuz.T bölgesi çok yağlı olan bireyler sadece o bölge için  bu ürünü kullanabilirler.
  • Kokusu baskın olmamakla birlikte çok tatlı bir koku değil. Daha ilacımsı daha kimyasal bir koku, sürerken biraz rahatsız oluyorum bununla birlikte olumlu etkilerinden dolayı, teraziden artılarla ayrılıyor. Koku olayını takmamaya çalışıyorum.
  • Aktif 10-20 arasında alın bölgemde hem irinli hem minik pütürcükler şeklinde sivilcelerim vardı. Şu an ise kalan 2-3.. Oda regl dönemim yaklaştığı için olanlar. 
  • Aktif sivilceleri söndürmekte başarılı ve benim alnımın temizlenme olayı birden gerçekleşti. Önce yarısından kurtuldum sivilcelerin sonra diğer yarısından. Böyle tek tek kuruma tekrar tekrar sivilce çıkması gibi durumlar olmadı.
  • Bu ürünle ilgili sevindiğim diğer nokta(elbette diğer cilt bakım ürünlerimde etkili oluyordur ama) alnımın tam orta kısmı fazla gözenekli ve siyah nokta-sivilce sorununu en sık yaşadığım bölge. İddialı olmasın ama ben bu ürün ve yeni başladığım bir yöntemle bu gözenekleri küçülttüm. Ne siyah nokta, ne sivilce çıkıyor tam orta kısımda. Aydınlık ve berrak görünüyor hiç olmadığı kadar.
  • Makyaj altına uygulama anlamında ben sevmedim, emilimi hızlı ama ben daha çok bakım için geceleri kullanıyorum.
  • Ürün 50 ml klasik nemlendiricilerden (30ml) biraz büyük olsada kıvam yoğunluğundan olsa gerek ben hızlı bitirdim. Yukarıda görselde gördüğünüz bitmeye yaklaşan ve önceki kullandığım, kutulu olan ise Migros indiriminden aldığım. Acnecinamide Sivilceler için Jel Krem ve diğer ürünleri Migros'larda satılıyor. Hazır bu ayın sonuna kadar Migros'un yapmış olduğu %50 indiriminden faydalanarak 12tl gibi bir fiyata alabilirsiniz. Çok uyguna geliyor.
  • Ve bloglarda yorumları okurken şunu fark ettim bu ürünün rengi beyaz ama bendeki ürün biraz sarımtrak şu an.. Acaba tarihi geçmiş olabilir mi sorusu geldi aklıma, bilemiyorum. Şimdi yeni olanı hemen açmayı düşünmüyorum biraz ara vereceğim; hem cildim ürüne tamamen alışıp, etkisini yitirmemiş olur diye umut ediyorum. Umarım bozuk değildir.. Eski kutusunu attım, son kullanma tarihine bakamıyorum, bir yandan bozuk bir ürün olsa işe yaramazdı görüşündeyim. Siz son kullanma tarihine dikkat edin, benim gibi bulduğunuz gibi kapmayın.

Bu ürünü sizinle paylaşabildiğim için mutluyum. Yalnız şöyle bir uyarı yapmakta fayda var. Hepimiz ayrı birer bireyiz ve bünyelerimizde bu açılardan farklılaşıyor. Hal böyle olunca bana faydası olan bir ürün; size fayda sağlayabileceği gibi etkili olmayabilir de. Bu ihtimalleri göz önünde bulundurarak kendi cildinizi tanıyarak seçimler yapmanız her zaman daha sağlıklı tercihler sağlayacaktır. Işıl ışıl ciltler, mutlu günler dilerim.